Pilatesin Tarihçesi

12 Haziran 2019

Joseph Pilates ,  1880 yılında Almanya yakınlarındaki Duesseldorf şehrinde doğmuştur. Babası ödüllü bir jimnastikçi annesi ise doğal tedavi uzmanıydı. Çocukluk yıllarını astım, raşitizm ve kronik ateş gibi birçok rahatsızlıkla geçirdi. Çok kırılgan olduğu için zaman zaman alay konusu olmuştur. Bütün bunlar sağlığını düzeltmek ve zindeliğini arttırmak için göstereceği kararlılıkta etkili olmuştur. Joseph çok küçük yaşlarda fiziksel gücünü ve dayanıklılığını arttırmak için çalışmaya başlamış , ondört yaşına geldiğinde vücudu fiziksel açıdan o kadar gelişmişti ki , bir dizi resimli anatomi şemasında manken olarak kullanıldı. (Oşemalar yıllar sonra New York’taki stüdyosunun duvarını süsleyecekti.) Joe kendi kendini eğitmesini çok iyi bilen bir atletti ve kısa zamanda kayak , dalış , jimnastik ve boks dallarında da başarılı oldu.

Joe 1912 yılında İngiltere’ye gitti.Oraya neden gittiği ve orada neler yaptığı ile ilgili farklı iddialar vardır.Bazıları boksör olmak için gittiğini söylerken bazıları Alman Sirk Topluluğunda Yunan heykeli rolü yaptığını ve o toplulukla birlikte İngiltere turuna çıktığını iddia etmektedir.1914’te Birinci Dünya Savaşı çıktığında Joseph’in Alman kökenli olması onu İngiltere’de düşman ülkenin vatandaşı konumuna sokmuş , ilk olarak Lancaster sonra da Man Adası’nda göz altı kampına gönderilmiştir. Kamptaki arkadaşlarına güreş , savunma ve fitness eğitimi vermeye başlaması hapis hayatının keyfini kaçırmadığını göstermektedir. Çok geçmeden de kamptaki sakatlarla çalışmaya koyulmuştur.

Joe kamp hastanesinde yatalak hastaların güçlerini ve kas kontrollerini geri kazanmalarına yardımcı oluyordu .Hastalara egzersizlerinde yardımcı olabilmek için yay , makara , kayışlı hastane yataklarını kullandı. Sonradan söylediği gibi  “Neden kendi gücümü harcayayım ki diye düşündüm. Ve bana yardımcı olması için bir alet yaptım.”Bu uyarlanmış yataklar günümüzde Pilates aletlerinin ilkel hallerini oluşturmaktadır.

Joe 1918’de dünyayı kasıp kavuran grip salgınında Man Adası’nda çalıştırdığı insanların hiç birinin nezle bile olmadığını gururla anlatmıştı. Milyonlarca sağlıklı genç insan , özellikle de hapsedilmiş olanlar öldürücü salgında hayatlarını kaybetmişlerdi ve bu nedenle Joe kendisiyle övünmekte haksız sayılmazdı.

Savaştan sonra Almanya’ya geri dönerek Hamburg’a yerleşti.Burada fitness ile ilgili teori ve egzersizlerini geliştirdi ve kullandığı tekniği yaymaya başladı. Hamburg askeri polisi ,Joe’nun yaptığı işleri duyunca onu savunma ve fitness eğitmeni olarak işe aldı. Bu süre zarfında birkaç yeni hareket öncüsü Pilates’le çalışmıştır. Önemli bir dans koreografı ve hareket analisti olan Rudolf Van Laban , Pilates’in vücut geliştirme teknik ve hareketlerini incelemiş ve tıpkı ünlü Alman dansçı ve koreograf Mary Wigman gibi bazı teori ve egzersizlerini kendi işlerinde de kullanmıştır.

1925’te Joseph Pilates anavatanı Almanya’da belirli bir üne kavuşmuş ve Alman hükümetinin dikkatini çekmeyi başarmıştır. Alman Hükümeti Pilates’ten yeni Alman ordusunu eğitmesini istediğinde Joe ülkesinde değişmekte olan politik ortamın kendi yolunda ilerlemesini tehlikeye sokacağını farketmiştir.Böylece Joseph Pilates rüyalarını ve yeteneğini yanına alarak yeni memleketine yani Amerika’ya doğru yola çıkmıştır.  

Joseph ABD’ye gitmek üzere bindiği gemide tanıştığı Clara ile kısa bir süre sonra evlenmeye karar verirler.Rivayetlere göre Joe bazı rahatlatıcı egzersizlerini Clara’nın romatizma ağrıları için geliştirmiştir.

1926’da New York 939 Eighth Avenue ‘da ilk stüdyolarını açtılar.Pilates’in stüdyosu birkaç dans okuluyla aynı binada bulunmaktaydı ve dansçıların Joe’yu farketmeleri uzun sürmedi.Birçok ünlü dansçıyla çalıştı ve ünü kısa sürede New York’ta zengin ve nufüzlu insanların uğrak yeri haline geldi.

1960’lı yılların sonuna kadar kendi stüdyosunda eğitim verdi.O yıllarda güçlü ve sağlıklı olan Joe eğitmenlik yapıyor , gazetecilere röportaj veriyordu, Manhattan sokaklarında mayosuyla koşuya çıkıyordu.

1966’da Eighth Avenue’de ki binada yangın çıkmış ve stüdyosunun depo olarak kullandığı arka bölümü fazlaca hasar görmüştü.

Bu olaydan bir yıl sonra 87 yaşında hayatını kaybetti.Bazı kaynaklara göre ölümünün nedeni yangın sırasında soluduğu dumandan zehirlenmiş olmasıydı.Joe’nun ölümünden sonra eşi Clara , stüdyoda dersler vermeye devam etti.1971’de emeklilik yaşı geldiğinde Pilates stüdyosunu en tecrübeli öğrencisi Romana Kryzanowska’ya devretti.

1980lerde Pilates adını marka yapmak için birçok girişim oldu fakat 2000 yılının Ekim ayında Manhattan Bölge Mahkemesi Pilates’in yoga ve karate gibi bir egzersiz tekniği olduğunu marka haline getirilemeyeceği ve bir şahısın tekelinde olamayacağı kararını verdi.

 

Birinci kuşak eğitmenler

  • Romana Kryzanowska
  • Ron Flechter
  • Eve Gentry
  • Carola Trier
  • Kathy Grant

Leave a Reply